Kategori arşivi: Kültür Sanat

Andre Rieu ve Johann Strauss Orkestrası’ndan Kasap Havası

2013-11-29 20.02.59Valsin kralı Andre Rieu konseri yaklaşık 10.000 izleyicinin katılımıyla Sinan Erdem Olimpik Spor Salonunda 29 Kasım akşamı muhteşem vals müzikleriyle ve şovlarla görsel şölene dönüştü. Sanatçının Türkiye’deki ilk konserinin J. Strauss Orkestrasının 25. Yıl dönümüne denk düşmesi ayrıca anlamlıydı.

Akşam dokuzda başlayan konser, müzikler, espriler ve şovlar eşliğinde dolu dolu 3 saat sürdü.

Mütevazı beyaz çiçeklerle süslü sahne, orkestranın hanım üyelerinin göz kamaştıran pastel 2013-11-29 22.17.25tonlardaki, stras taşlarla bezenmiş kabarık balo elbiseleriyle masalsı bir büyüleyicilik kazanmıştı.

İlk iki valste flütçünün çıkarttığı tiz seslerle kulaklarımız tırmalandı. Derken Andre Rieu flütçünün kafasına devasa büyüklükte bir balyozla vurarak esprilerle dolu şovuna başlamış oldu.

Sanatçı bu esprili başlangıcı İstanbulluların bu günlerde neşeye ihtiyacı olmasına, İstanbulluların hep üzgün olmasına bağlayarak konserine devam etti.

Üç tenör solistin muhteşem İspanyol şarkısı Granada’yı seslendirmesiyle ılık Akdeniz rüzgârlarında 2013-11-29 22.16.40savrulduk. Ve sonra Nessun Dorma aryasıyla tenörler bizi İtalya’ya götürdü. Ardından 1992 yılında Barselona’da gerçekleşen yaz olimpiyatları için yazılmış Amigos para Siempre düetini tenör ve soprano solistlerden dinledik. Sıcak2013-11-29 22.11.09 Akdeniz’in kucağına kendimizi teslim etmişken, meşhur Dr. Zhivago film müziğinin rüzgârında Rus steplerine savrulduk. Hatta bu rüzgârın etkisiyle salonun orta bölümünde oturan izleyicilerin üzerine kar dahi yağdı. Biz uzaktan izleyenler müzik eşliğinde oldukça romantik anlar yaşadık, lakin üzerine kar yağan izleyiciler soğuğun etkisiyle gömleklerinin yakasını kaldırarak oturdukları sandalyelerde büzüştü.

2013-11-29 23.01.51Kırmızı derin yırtmaçlı elbisesiyle Karmen Monarcha isimli soprano tüm baştan çıkarıcılığıyla Habanera adlı parçayı büyüleyici bir görsel şova dönüştürdü. Andre Rieu da Karmen’in her sahnesinde kendisini baştan çıkartmaya çalıştığı sırrını biz izleyicilerle paylaştı :)

Andre Rieu konseri olur da J. Strauss’un muhteşem valsi Mavi2013-11-29 23.08.55 Tuna nam-ı diğer ‘Blu Danube’ olmaz mı? İzleyiciler daracık koltuk aralarında kısa adımlarla da olsa bu muhteşem müziğe vals yaparak eşlik ettiler.

2013-11-29 23.18.00Orkestranın kara elması Güney Afrikalı solist Kimmy Skota kadife sesiyle Casta Diva’yı seslendirdi.

Ravel’in Bolero’suyla konser nirvanaya ulaştı. Andre Rieu’nun 2013-11-29 23.32.50tanımıyla Bolero ‘yumuşak ritimlerle başlayıp ritimlerin ve seslerin giderek arttığı, arttığı, arttığı… Ve sonunda müziğin doldurduğu salonun çatısının havaya uçtuğu’ bir beste. Gerçekten de her dinlediğimde ben de aynı hislere kapılmışımdır.

Birbirinden keyifli 3 saatin sonunda Strauss Orkestrası’nın biz Türk izleyicilerine özel olarak hazırladığı Kâtibim parçasını keyifle dinledik. Birçok yabancı sanatçının Türkiye konserinde söylediği Kâtibim o gece 2013-11-29 23.52.12bende pek sürpriz etkisi yaratmasa da Hatırla Sevgili şarkısı büyük sürpriz oldu. Vurucu etkiyi yapan ise düğünden ayrıldığım hissine kapılmamı sağlayan Kasap Havası oldu. Konserden ayrılırken izleyiciler salonda, J. Strauss orkestrasının vokalleri ellerinde mendillerle sahnede Kasap Havası ile halay çekiyordu. Böylece güzel ve uzun gecenin sonuna geldik.

Konserin hoşluklarının yanı sıra bazı aksilikler ve gergin anlar yaşanmadı değil. Bunları da görmezlikten gelemedim; yazmadan geçemedim. Öncelikle konserin gerçekleştiği Sinan Erdem Salonu’nun izleyicilerde bazı nahoş izler bıraktığını belirtmeliyim. Konserin izleyici kitlesinin yaş ortalaması oldukça yüksekti ve fakat salonun fiziki koşulları değil yaşlı, sağlıklı gençler için dahi uygun değildi. Dar ve dik merdivenleri olan salonun en üst bölümüne ulaşmak için seksenlerine gelmiş dedelerin, ninelerin yüzlerce merdiveni tırmanması gerekti. Özellikle yaşlı izleyicilerin üst bölüme çıkana kadar defalarca durup dinlenmek zorunda kaldığını görmek organizasyon adına utanç vericiydi. Asansör sistemi olmayan bir salon böyle bir organizasyonda tercih edilmemeli; ediliyorsa da koşullar iyileştirilmeli!

Dar merdivenler ve koltuk aralıkları nedeniyle üç kişinin (yaştan bağımsız) düşmesine kendi gözlerimle şahit oldum.

Konserin Cuma akşamı gerçekleşmesi ve lokasyonun yoğun trafik yaşanan bir bölgede olması izleyicilerin gecikmesine yol açtı. Konser tam zamanında başladı, lakin saat onda hâlâ salona seyirci alımı devam etti. Haliyle yerlerine yerleşmeye çalışan izleyiciler görsel seyre engel olurken, salonda da büyük uğultular oluştu.

Andre Rieu’nun konserin ilk dakikalarında hassasiyetlerimizi
bilmeden yaptığı birkaç gaf da bizde biraz gerginlik yarattı. Gönderilen tweetlerin etkisiyle mi, danışmanların uyarısıyla mı bilemiyorum konserin ikinci yarısında Türk izleyicilerini yere göğe sığdıramadı.

Türkiye’deki ilk konserini veren Andre Rieu’nun bundan sonraki konserlerinin organizasyondan dersler alınması halinde çok daha keyifli geçeceğine inanıyorum.2013-11-29 23.36.35

 

Ti Amo Ada’dan tadımlık… Savaş yılları; Franco’dan Gabriella’ya mektup

mektup

02.03.1941

Kalbimin sahibi, gözbebeğim Gabriella,

İlk mektubunu aldım biricik karım. Bebeğimizin olacağını yazmışsın. Ben mektubunu okurken burada yağmur yağıyordu ve bütün ufuk gökkuşağıyla çepeçevre sarılmıştı. Mektubunu okurken gözümden akan sevinç gözyaşlarım o yağmura karışıyordu… İçimdeki sevinç çığlıkları gökyüzüne gökkuşağı olarak yansıyordu… Artık kendini daha fazla kollaman gerek, bebeğimiz için, benim için. Geceleri korkular içinde gözyaşlarını tutamadığını, sabahlara kadar dualar ettiğini yazmışsın. Öyle zamanlarda bebeğimizi okşayıp sakinleş, ikimizi anlat, beni yanında hissetmesini sağla olur mu Gabriella’m. Ağlarsan, üzülürsen benim yokluğumu, senin huzursuzluğunu hisseder. Söz ver bana, güçlü olacaksın.

Beni ilk sevdiğini söylediğin günü hatırla; ‘Kendimi öylece senin rüzgârına bıraktım. Hani martılar rüzgârı göğüsleyip kanat çırpmadan süzülür ya, işte ben de senin aşkının rüzgârıyla süzülüyorum’ dediğini, ‘Hani teknenle akıntıya kapılır da kürek çekmezsin, sadece kendini bırakır, o nereye götürürse gidersin ya, ben de senin aşkının akıntısında sürükleniyorum’ dediğini, ne kadar büyük bir sevgiyle bağlı olduğumuzu anlat bebeğimize… Anlat ki yokluğumu anlamasın, ben cepheden döndüğümde beni tanısın.

Mektuplarımda sana kısa da olsa durumum hakkında bilgi veriyorum. Ben de kendimi koruyup, kolluyorum. Sen şu andan itibaren en çok bebeğimizi düşünmelisin, onun sağlıklı olması için sen de sağlığına dikkat etmelisin. Hem belli mi olur, bakarsın bebeğimiz doğmadan gelirim, yanında olurum. Bebeğimizi birlikte kollarımıza alırız.

Antonio’nun sana çok iyi baktığını belirtiyorsun, ona da minnetimi ilet lütfen. Beslenmeme dikkat ediyorum sen hiç merak etme, burada güçlü olmamız gerektiği için yemeklerimizi de kısmıyorlar. Her gün mutlaka pirinç ya da makarna yiyoruz. Elbette ki İtalya’daki lezzetler yok ama savaştayız tabii ki, tatilde değiliz. O kadarı kusur sayılmaz öyle değil mi kır çiçeğim. Özlemle haberlerini bekliyorum…

Seni tüm kalbiyle seven kocan…

Ti Amo Ada

hikmet2

Bir yılı aşkın sürede klavyemin tuşlarından kağıda dökülen Ti Amo Ada’nın baskı provasını görmek; bir çocuğun okula başladığı ilk günkü heyecanı , bir genç kızın ilk flörtüyle  buluşması ya da bir annenin bebeğini kucağına aldığı ilk an gibi son derece heyecan vericiydi. Tarifi olmayan bir duygu yoğunluğuydu

Papua Explorers Resort

4“- Bu arada Papua Explorers Resort’e ulaşım organizasyonumuz halloldu değil mi?

-  Endonezya’da öylece ortada kalmayalım sonra…

- Merak etme, resortun sahibi Türk ve dalış lideri bir arkadaşım. Bugün tekrar konuştum. Her şey hazırmış… Söylediği kadarıyla, Papua Yeni Gine’nin balta girmemiş ormanlarından envai çeşit tropik kuş orkestrası da karşılama ekibinde yer alacakmış… Endonezya’nın kristal berraklığındaki, ılık sularında, binlerce çeşit deniz canlısıyla dalış yapmak en büyük hayalimdi. Raja Ampat’taki mercan resifleri muhteşemmiş. Umarım resif köpekbalıklarını görebiliriz. Resimlerde harika görünüyorlar. “ Ti Amo Ada